reklam
19 Ekim 2021

Haber Vizyon

Habere Bakış Açınız Değişecek!

Kendini Bilmek

“İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir.”

İnsan yaratıldığı günden itibaren ilim peşinde koşmuştur. Kainat ve kainattaki varlıkların nasıl varolduğunu merak etmiş, uzun uzun araştırmalar  yapmış ve hala da devam etmektedir. Bütün bu çabalar irdelendiğinde ilmi çalışmaların insan ve kainat başta olmak üzere diğer varlıkların nasıl yaratıldığını anlamaya, anlatmaya ve tanıtmaya  çalışıldığı görülmektedir.

Yunus Emre’nin yakarıdaki Mısrasında da, ilim-insan ilişkisine, ilimin gayesinin kişiyi kendisine tanıtmak olduğu vurgusu yapılmıştır.

Kendini bilmek; akıl, göz, dil, el, ayak gibi diğer bütün organların değerini bilmek ve korumaktır. Bir organın eksik ya da işlevsiz olması halinde hayatın ne kadar zor olacağını düşünerek, sahip olduğumuz organların şükrünü  verebilmektir. İnsan sahip olduğu ve kaybolması halinde telafisi zor olan bu hazinelerin kadrini bilirse, sonraki aşamalarda birçok problemi bertaraf edecektir.

Kendini bilmeyenin başkasını anlaması da beklenemez. Başkasının canına, bedenine ve onuruna zarar vermekten çekinmeyen, kendi canı, bedeni ve onurunun değerini bilememiş demektir.

Kendini bilmek, kendine yakıştırdığını başkasına yakıştırmak, kendine yakıştırmadığını kimseye yakıştırmamaktır.

Kendini bilmek; nasıl yaratıldığını, kimin yarattığını, neden yaratıldığını bilmek, ölümden sonrasının hesabını yapmaktır.

“Kendini bilen Rabbini de bilir” sözü bu anlamda çok manidardır.

Aynı şekilde Allah’ı unutmak kendini unutmaktır der Kur’an;

“Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın.”(Haşr,19)

Allah”ı unutanlar, nasıl hem kendilerini hem de Allah’ı unutmuşlarsa ve neticede âhirette Allah tarafından unutulacaklarsa, kendini bilemeyen de Allah’ı bilemeyecek ve ahirette unutulanla aynı duruma düşecektir.

Dolayısıyla kendini bilen Allah’ı bilir, O’nu unutmayan kendisini unutmaz.

İlmin önemi tartışılmaz, “Bilen ile bilmeyen eşit olamaz” der Kur’an. Ancak ilim, önce kişinin kendisine nüfuz etmeden başkasına faydası beklenemez. Bu yüzdendir ki Hz. Muhammed (s.a.v.):

“Faydasız ilimden Allah’a sığınırım” buyurmuştur.

Çok okumak, üniversite bitirmek, akademik kariyer elde etmek, belli mevkilere gelmek ilimdir, ancak kendini bilmek demek değildir.

Adamın biri evladından çok çekmiş olacak ki sonunda ona: “Sen adam olamazsın!” demiş.

Aradan epey yıl geçmiş. Bir gün evlat, babasını huzuruna çağırtmış:

“Bak, sen bana adam olamazsın demiştin; ama ben mevki sahibi oldum.” demiş.

Baba da içini çekmiş:

“Ah evladım ben sana mevki sahibi olamazsın demedim; adam olamazsın demiştim. Eğer adam olsaydın babanı ayağına getirtmez, gelir elimi öperdin.” demiş.

İlim kendini bilmektir.

Kendini bilmek; adam olmaktır, Allah’a kul olabilmektir.