Dolar 27,3824
Euro 29,0085
Altın 1.630,05
BİST 8.334,94
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Az Bulutlu
İstanbul
22°C
Az Bulutlu
Pts 23°C
Sal 23°C
Çar 23°C
Per 23°C

Küsmek, Darılmak, İncinmek!…

18 Ocak 2021 11:16
95

Prof. Dr. Nurullah Aydın’ın “küsmek, darılmak, incinmek” başlıklı yazısı hoşuma gittiğinden, sizlerle de paylaşmak istedim.

Arkadaşlarınızla birlikteyken veya onlarla oyun oynarken size yapılan bir hareket sizi incitebilir ve üzebilir. Öğretmeniniz yaptığınız ödevi beğenmemiştir ve sizi sınıftaki arkadaşlarınızın önünde azarlayabilir veya kulağınızı çekebilir. Anneniz, babanız veya kardeşleriniz sizin yapılmasını beğenmediğiniz bir hareketi size yapabilirler ve sizin kalbinizi kırabilirler. Bu şekildeki olayları istediğiniz kadar artırabilirsiniz…

Size yanlış yapanlara kızarsınız. Belki siz de onlara aynı hareketi yapmak istersiniz. Ama en azından kalbinizdeki kırgınlık sebebiyle onlara darılır, küsersiniz. Var mı böyle kendisine küstüğünüz insanlar? Onları görünce kendilerine selâm vermiyor, konuşmuyor musunuz? Peki, bu şekilde davranışınız ne kadar sürecektir, hiç düşündünüz mü?

Belki onlar, ellerinde olmadan size böyle bir söz söylemiş veya böyle bir harekette bulunmuşlardır? Ne biliyorsunuz? Veya onlar yaptıkları şeyin sizin iyiliğinize olacağını zannetmişlerdir ama, siz o harekete kırılmışsınızdır, olamaz mı yani?

http://habervizyon.com/wp-content/uploads/2022/11/emin-omu-balik-ekmek-reklam-scaled.jpg

O halde…Güzel iki düşüncenin ters hareketleri Bir hikaye: Bir yolcu atı ile birlikte yolculuk yaparken, su içebileceği, elini yüzünü yıkayabileceği ve bir müddet oturup dinlenebileceği bir subaşına gelir. Atını bağlayacağı, terden ıslanan elbiselerini kurutabileceği bir askılık yer arar, fakat bulamaz. Kendi kendine; “Burası, niçin bir yolcunun ihtiyaçları için hazırlanmamış, acaba?” diye düşünür.

Hemen yakındaki bir ağaçtan ucu çatallı bir dal keser, diğer ucunu sivrilterek onu bir kazık haline getirir ve subaşında uygun bir yere çakar. “Gelen geçen yolcular buraya hayvanlarını bağlasınlar” der ve biraz dinlendikten sonra oradan ayrılır.

Aradan bir müddet zaman geçer. Aynı subaşına bu sefer bir başka yolcu gelir. Su içmek için suyun kaynağına yönelmişken, bir evvelki yolcunun çaktığı kazığı görmez. Ayağı kazığa takılır ve düşer. Yere düşünce canı yanan adam; “Bu kazığı da buraya kim çakmış? Ben düştüm ama başkaları da düşebilir” diye düşünerek kazığı oradan söker ve uzak bir yere atar.

http://habervizyon.com/wp-content/uploads/2022/11/emin-omu-balik-ekmek-reklam-scaled.jpg

Gördünüz mü sevgili okuyucular, Her iki yolcu da iyi ve güzel duygularla birbirlerine ters iki hareket yaptılar. Biri oraya kazık çaktı, diğeri de onu oradan sökerek attı. Her iki insan da böyle güzel düşüncelerinden ve düşüncelerini uyguladıklarından dolayı tebrike ve takdire lâyık değiller midir?

Dargın kalma süresi, Biz de bize yapılan hareketlerin görünen yüzünü incelediğimiz kadar görünmeyen yüzünü yani bu söz ve hareketin ne amaçla yapılmış olabileceğini düşünmemiz gerekmez mi? Bizi üzen şeylerin mutlaka bir iyi niyet taşıyan yönünü bulabiliriz. O zaman da o insana karşı dargın kalmamız manasız olmaz mı?

Kaldı ki biz belki kardeşiz, belki komşu, akraba veya arkadaşız. Aynı vatanda yaşıyoruz. Sevinçlerimiz, üzüntülerimiz çoğu zaman aynı sebeplere dayanmaktadır. O halde uzun süre dargın durmamız aramızda aşılması zor engeller çıkarabilir ve bizler birbirlerimizden ayrıldığımız için millet olarak gücümüz zayıflar. Bu da düşmanlarımızın işine gelmez mi?

Üç günden fazla küs durulması doğru değildir. Bu aradığımız ölçüdür. Siz de öyle yapın. Kendisine küs olduğunuz insanlara üç günden fazla küsmeyin ve barışın. Barışmak için ilk hareketi yapanın da değerinin çok yüksek olduğunu bilin. Haydi, göreyim sizi…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.